Blog

12 Ocak 2016 0

Her Şey Bir Kaç Tane ile Başlar

Çekirdek… O küçük alacalı bulacalı lezzetli şey.

Sarılı yeşilli koca kafaları güneş ne tarafa giderse oraya dönen o şahane çiçeğin güzelim tohumları.. Taze taze koparıp yediğinizde ellerinizi, dudağınızı siyaha boyayan.

Yöresine göre çiğdem, gündöndü, günebakan,çitlek, çıtçıt, eğlencelik diye çeşitli isimleri olan..
Birazcık tuz ilave ederek kavurduğunuzda havaya saçılan  kokulu. Ve en önemlisi bir tane ile başlayan ve bitirinceye kadar bir tören ihtişamıyla süren ritüel. Bahsettiğim bu ufacık tefecik ama on çikolata lezzetinde çekirdek.

Bir kere başlayınca bittiğinizin resmidir..Etrafınıza yalvarmaya başlarsınız.. nolur şu paketi elimden alın diye. Ama boşuna uğraşmayın.O paket bitinceye kadar size dur durak yok.. O KADAR. Çiğ, kavrulmuş, çifte kavrulmuş, tuzlu, tuzsuz, baharatlı, sade, kabuklu, kabuksuz, paketli, paketsiz satılır. Aşk ile yenir.

Evde, televizyon karşısında, misafirlikte, maçta, piknikte, parkta, muhabbette bolca tüketiriz. Ülkemize gelen turistler parklarda bizi ayçekirdeği yerken gördüğünde “aa kuş yemi yiyor” diye dalga geçsede ikram edildiğinde o da bitirmeden duramaz. Hatta ülkesine de götürür.

Çekirdek sosyalleşme aracıdır. Kapı önü toplanmalarında, arkadaşlarla denize nazır sohbettte, biriyle sohbeti koyulaştırmak istediğinde bir paket çekirdek yeter artar. Hele misafir geldiğinde gitmesini istemiyorsak çekirdek ikram ederiz. “Bittiğinde gidersin” deriz. En sevdiğimiz diziyi izlerken bir bardak çayla ne iyi gider. Bazen tek tek yersin, bazen de avucunda içlerini biriktirirsin..sonra hoooop ağzına..

Ama her şey gibi çekirdeğin de fazlası zararlıdır.

Ay çekirdeği kuru yemişlerin içinde en çok tüketilenidir. Lezzetli ve diğerlerine göre daha ucuz olması ,tane sayısınında fazla olması ona avantaj sağlar. Her üretilen 100 ayçiçeğinin 40 tanesini çerez olarak tüketiyoruz. Kalanı ise ayçiçek yağı olarak sofralarımızda tüketiliyor. İyi hoş da acaba çekirdek yemeyi biliyor muyuz?

Bunu İzmir’in en güzel kıyı ilçelerinden Dikili Belediyesi park bahçe çalışanlarına sorduk.

Gördüğünüz gibi evimizde zerresini bile yere dökmezken acaba neden dışarıda yediğimizde canavar kesiliyoruz? Özellikle arabada asla çekirdek yemezken markette eşimizi beklerken dışarıya bir güzel çekirdek kabuklarını biriktiriyoruz. Yada kıyıda hazır manzarayı bulmuşken kumların üzerine saçıyoruz kabukları…

Biliyormusunuz bazı yerler çekirdek yemeyi kısıtladı. Uyarı levhaları asıyorlar. Kişi çekirdek yemeyi bilmiyorsa yemesin diyorlar. Eğer ceza uygulanırsa çekirdek yemenin yasak olduğu yerde  182 TL gibi bir ceza ödenir.

Son haberlere göre Konya Torkuspor stadyumunda da çekirdek yemek yasaklanmış. Bu sadece kıyı kasabalarının değil İstanbul dahil tüm kentlerimizin sorunu. Deniz kenarına indiğinizde çekirdek kabuklarından bir yatağın üzerine oturacağınızı garanti ediyorum. Kışın 20-30 bin olan kıyı kasaba nüfusları yazın 250 binlere kadar yükseliyor. Ama çalışan kişi sayısı  çok artmadığı için hepimizin de bu güzel kıyıları temiz tutma zorunluluğu var.

Çekirdek yerken yerlere atmak yerine poşete biriktirerek çöp kutusuna atmak  bu işe ayrılan zaman, para ve enerjiyi size başka hizmetler olarak geri çevirir. Aynı eski atasözlerinde olduğu gibi.. Hepimiz kendi kapımızın önünü süpürsek yaşadığımız yer tertemiz olur.

Top